Ziyaretçi Defteri Arşivi
tolhildan/ onur arkadaşa•10.1.2007
Irakdaki savaşın nedenine şöyle bir bakalım arkadaşım. sadece petrol olayımıdır? amerikan sermayesinin temelini oluşturan sanayiye bakacak olursak silah tekelleridir. ıraka saldırmasının en büyük nedeni buydu. digerleri sadece gösterilmeye çalışılanlar. saddam hüseyinin anti emperyalist oldugunu idda etmişsin saddam hüseyin anti emperyalist degildir. ulusalcı bile degildir ki kendi halkının %70 ini red eden birisi ulusalcı olamaz. ulusalcı ya da sosyalist olunmadan anti emperyalist olmak mümkünmüdür?sen belki olaya anti emperyalis olarak bakabilirsin ama saddam hüseyin orada sadece kendi iktidarı gittiginde kellesininde gidecegini biliyordu. orada sadece kendi iktidarının devamını saglama ve diktatörlügüne devamdan başka hiç bir şey düşünmemiştir. bu politika türkiyede dahil olmak üzere bir çok ülkede uygulanan politikanın bir parçasıdır. bu politika azınlık olanı başa getirerek diger etnik grupları ezme politikası dışında başka birşey degildir.bu olayı şirket olayı gibi düşünecek olursak şirketin sahibi müdürün birisinden memnun degil onu görevden alıyor o da koltugunu bırakmak istemiyor. yani bu örnektende anlıyacagımız gibi sadece onların bir iç çekişmesi. çünkü saddamın politikaları yüzünden ırakın karlılıgı düşüktü.sınıfsal degerlendirmeyide sömürü baskı uygulanan topluluk ya da toplumlara karşı yapmamızın hem bizim hemde onlar açısından doğru olacağını düşünüyorum. zaten yazdıkları senaryolarda bizlerin kendi iç çekişmelerinde taraf olarak onların ekmegine yag sürmemizi istiyorlar. bu tutumlarımızdan kaynaklı yıllardır (TKP'nin tasfiyesinde sonra) sınıf partisini oluşturamadık. eger oluşturmuş olsak bu düşüncelerle olmayacagınında farkındayızdır umarım. bizler taraf oluyoruz onlardan bir tarafa nasıl beklerizde ezilen bir ulus onlardan tarafa olmasın.bütün arkadaşlara selamlar...
onur/özgür arkadaşa•9.1.2007
Dostum, benim sorduğum sorulara cevap vermek yerine yine kendini tekrar etmişsin. Rumfsfeld'in elini sıktığını söylüyorsun ama son görüşmelerinde kendisine Rumfsfeld tarafından yapılan ihanet teklifini reddettiğini yazmamışsın. Herhalde bilmiyorsun. Ürün dergisi yazmıştı aslında bu olayı... Sonuç olarak geçmişindeki tüm hatalarına rağmen anti-emperyalist bir direnişin önderi olarak öldü. Ayrıca biz her kamulaştırmayı sosyalizm olarak görmüyoruz zaten... Ben sadece Latin Amerika'da herkesin desteklediği liderlerin yaptıklarını çok daha önce yapmıştı diye belirttim. Ama sen Latin Amerika'da olanları desteklemiyorsan bilemem. Biz onları destekliyoruz. Anti-emperyalist anlamda... Umarım onlar da senin için baskıcı diktatörler değildir?! Tekrar Lenin'in Afgan Prensi'ni desteklediği konusunda ne düşünüyorsun diye sormak istiyorum. Sınıfsal değerlendirmeler yapmak lazım. Komünistlik sadece hümanist tahlillerle olmuyor.
tolhildan/bektaşi arkadaşa•9.1.2007
80 darbesinden sonra yada allende hükümeti sonrası emperyalizm nasıl daha çok kazanma istegiyle askeri diktatörleri yıktıysa saddamıda o isteklerinden dolayı yıkmışlardır. kapitalistlerin diktatörlügü 80li süreçlerde ve önceleri 2 farklı diktatörlük olarak uygulanırken bu gün hem parlementer burjuva hemde faşist burjuva diktatörlügü olarak uygulanmaktadır. sana örgütlenme hakkı veriyor gibi görünür ama seni herzaman kontrol altında tutar bu açık işbirligi ile olmasada yarattıgı gündem vb malzemeleriyle yapar. bugün islam ülkelerinin bir çogu dedigim ülkelerde onun ölümünü sanki islama karşı açılan bir savaşmış gibi nitelendiren ülkelerden bahsediyorum. emek sermaye çelişkisine gelecek olursak bahsettigim ülkelerde daha ümmetçilik anlayışı ile aşiret yapıları ile hareket eden ülkelerin sadece üst yapısının katıldığı uluslar arası kapitalist sözleşmelerden ibaret kaldıgını söylerim. halkın neredeyse abd dışında ya da hıristiyan dışında düşman göremiyecegi insanlardan bahsedebilirim. bir sınıfsal yapı söz konusudur orada ama bu o toplumun bilincinde olan bir yapı degildir. ırak halkının bugün verebilecegi en büyük mücadele uluslaşma mücadelesi olabilir. tekrar saddam hüseyine dönecek olursak o sadece kendi yandaşlarına onun diktatörlügüyle uzlaşanlara karşı iyiydi. onu zulmüne ve kendi olmaya çalışan insanlara karşı zor kullanmaktan ve zulum etmekten başka birşey bilmeyen bir insanı savunmanın doğru olmadığını düşünüyorum. zulmettiği halk diye bahsettigim saddamın askeri diktatörlügüne karşı boyun eymeyen insanlardan bahsediyorum. dediğim gibi saddam diktatörlügüne boyun eymeyenler ıraka gerçek sahip çıkanlardır. bugün direnişi gösterdigini idda ettigimiz insanlara gelecek olursak onlar sadece kendi rahatları bozuldu diye rahatlarını geri alma mücadelesinde olan insanlardır. saddam yıllardır ırak topraklarında insalara zulmederken konuşmayan insanlar bu gün kanlı bir diktatör için savunucu duruma düşüyorlar. bence asıl ta ki saddam devrilene kadar zulüm edilen halkın yalnızlıgına bakmayıp her iki tarafında eziciligine maruz kalan insanlara bakmayıp iki müttefik birbirine düştügünde taraf olmanın sorgulanmasıdır. eger bir cephe oluşacaksa bu cepheyi dogru taraflarla ittifak kurarak yapabiliriz. kimin ekmegine yag sürecegimizi bu baglamda degerlendirmemizi kendi adıma daha dogru buluyorum.bütün arkadaşlara selamlar...
yurtsever•7.1.2007
Özgür yazında Saddam için diktatör demeyi unutmuşsun. Bu memlekette sadece sen komünist değilsin.Özgür sana bir soru sorucam sen Irak'ya yaşanan durum hakkında ne düşünüyorsun bunu bir yazabilirmisin çok merak ediyorum? Selamlar.
Özgür•6.1.2007
Yapmayın, etmeyin, eli kanlı bir diktatörü anti-emperyalist diye sunmayın. Rumfsfeld elini sıkıp silah sattı bu adama. O silahlarla Kürtlere, İran'a saldırdı, Kuveyte saldırdı. Siper yoldaşlığıymış, ne zamandan beri katillerle siper yoldaşı olduk? Bırakın artık bu liberal, burjuvazi akım korkusunu. Bizim söylediğimizi burjuvazide söyledi diye yanlış mıdır yani? Saadam yüzbinlerce insanın katili! Bildiğin eli kanlı katil. Şehitmiş! Siz her kamulaştırma yapanı kendinizden sayarsanız sosyalizmi anlamamışsınız demektir. Saddamı tarih bir şekilde anacak o da katil olarak. Ben her türlü idam cezasına karşıyım, Saddam bile olsa o ayrı ama Saddamın idamına zerre kadar üzülmedim. Ben komünistim ve komünistler katillerin önünde saygıyla eğilmezler. Biraz daha komünist fikir akımlarıyla hareket edebilmek... Biraz daha
delirmeyin•6.1.2007
ya nedir bu saddam haberi... ne şehidi? delirmek lazım ona şehit demek için. yıllarca pkk lı kürtlere ev sahipliği yapmış suriyeyle iş birliğine girmiş lanet bir diktatörmü şehit? yok artık... siz devrimcilikle başka bişe ima ediyorsunuz galiba? devrimcilik bu değil! delirmeyin
onur/özgür arkadaşa•6.1.2007
Çok merak ediyorum, Çarlığı yeni yıkmış olan Bolşeviklerin, İngiliz emperyalizminin karşısında, Afganistan bağımsızlık mücadelesi veren Afgan Prensini desteklemesini nasıl açıklıyorsun. (Stalin'in Lenizmin İlkeleri eserinde Ulusal Sorun başlığında bulabilirsin) Dikkat! Afganistan halkını ezmiş bir Afgan hanedanından bahsediyorum. Peki Lübnan'daki İsrail yenilgisine sevinmedin mi? Kim yendi orada İsrail'i? Bu gün Irak direnişi ABD ordusunun savaşçı gücünün tam olarak yarısını, hatta yeni asker göndermelerle birlikte yarıdan fazlasını, Irak çöllerinde çakmış yerine. ABD Suriye'yi İran'ı elegeçirme hevesine kapılmışken bu oyunları Irak direnişi bozuyor. Hal böyle olunca ABD emperyalizmi Afganistan'a dahi diğer devletlerden asker istemek zorunda kalıyor. ABD dünyaya güç yettiremiyor anlayacağın. Latin Amerika'daki devletlere bu yüzden müdahale edemiyor. Bu yönüyle Vietnam direnişinin 1970'lerde yaptığı işi yapıyor. Bunlar nesnel veriler ve siyaset nesnel verilerle yapılır duygularla değil. Yani anti-emperyalist zeminde bir siper yoldaşlığı sözkonusu. Bunu Chavez'in ortadoğu ziyaretlerinde gördük. Sen ne anlam çıkardın bu ziyaretlerden merak ediyorum. Bu arada BAAS rejiminin Irak'da petrol işletmelerini kamulaştırmış olduğunu, büyük ticareti kamulaştırmış olduğunu, konut sorununu büyük ölçüde çözebilmiş, alt yapı sorunu çözebilmiş bir ülke olduğunu unutmamak gerekir. Şimdi Latin Amerika ülkeleri bu işleri yapıyor diye destekliyoruz, seviniyoruz. Saddamı Hitler ile yanyana getirmek ise en iyi ihtimalle tam bir körlük. Birisi burjuva tekellerin açık diktatörlüğünü kurmuş diğeri ise sosyal refah devleti kurmuş. Birisi emperyalist paylaşım savaşını başlatmış, diğeri emperyalistlerin paylaşım oyunlarını bozmuş. Ya biraz daha burjuva medyanın dışında düşünebilsek her şey ortada. Saddam Hüseyin'in emperyalistlerin maşası olmasına gelince. Bu durum BAAS rejiminin silah zoruyla yayılma hevesine kapılıp İran'a saldırdığı dönemdir. Ki bu dönemde de Irak İsrail düşmanı olmaktan vazgeçmemiştir. Yönetimin kendisi de yaptığı yanlışı farketmiş ve politika değişikliğine gitmiştir. Yoksa neden ABD Irak'a saldırsın. Bunu göremiyor musun? Birinci Irak savaşında Irak ordusunun uçakları İran'a gönderiliyor. ABD zarar vermesin diye. Bu bile politikanın değiştiğine bir işaret değil midir? Sen en iyi ihtimalle bunları gözden kaçırıyorsun. BAAS'ın ve Saddam Hüseyin'in içeride yaptıklarını katliamlarını falan kimse onaylamaz elbette. Biz de Saddam Hüseyin için demokrasi, insan hakları ve düşünce özgürlüğünün yılmaz savunucusudur demiyoruz. Değerlendirmemizi bu liberal kriterlerden değil sınıfsal kriterlerden yapmak gerekir diyoruz. İçerideki yanlışlıklarla ilgili olarak Irak halkı, hesap sormaya kalkabilir. Emperyalistler değil. Sizin gibi konuşanların ABD'nin ordaki varlığına karşı mı taraf mı olduklarını anlamakta zorlanıyorum. Bu arada sırf benzer bakışa sahipler diye Irak Komünist Partisi'nin yöneticilerinin ABD'yi destekleyerek ihanete düştüğünü de hatırlatmak lazım. Savaşın her aşamasında kendisine her türlü anlaşma olanakları teklif edildiği halde ihanet etmeyen, savaşın en başından beri direnişini sürdüren, bu uğurda oğulları ve torunun dahi ölümünü göze alan ve de en sonunda idam sehpasında bütün sömürülen halkların onurunu temsil ederek ölen şehit Saddam Hüseyin'i tarih saygıyla anarken sizler ne yapacaksınız merak ediyorum.Biraz daha burjuva fikir akımlarından kurtularak hareket edebilmek... Biraz daha
o•6.1.2007
bektaşi/ tolhildan arkadaşa•4.1.2007
merhaba. "Saddam Hüseyin, Amerika'nın işbirlikçisi olmakla kedi sonunu hazırladı" diyorsun arkadaşım. Bu konuda sana katılıyorum. Emperyalizm, bugüne kadar kimseyi ihya etmedi, etmeyecek diye de düşünüyorum. Ama bu cümlenin hemen ardından "Saddam Hüseyin sonuna kadar emperyalizme hizmet etti" diye bir cümle kuruyorsun. İşte bu konuda seninle farklı düşünüyoruz. Eğer Saddam Hüseyin, emperalizme sonuna kadar hizmet etseydi; Amerika ve müttefikleri yaklaşık 3 yıl önce Irak'ı işgal için sefer düzenlemezlerdi. Saddam Hüseyin de barınma, eğitim, sağlık, ulaşım gibi alanları kamu hizmeti olmaktan çıkarır özelleştirirdi. Böylece kendi halkının nefretini kazanır, uluslararası sermayenin gönlünü alırdı. Ama saddam Hüseyin bunu seçmedi. Yine Saddam Hüseyin, ülkesinden çıkan petrolün Irak halklarının yararı için kullanılmasına son verir, Irak petrolünün işletilme hakkını ABD şirketlerine devredebilirdi. ABD ve petrole muhtaç olan batılı müttefikleri de Saddam Hüseyin'e dokunmazdı. Ama Saddam Hüseyin bunu da yapmadı. Ülkesinden çıkan petrolü ülkesinin alt yapısının geliştirilmesi için kullandı. Bunalrı yapan birisi sence emperyalizme mi hizmet etmiş oluyor? Ayrıca bu konuda sana bir soru sormak istiyorum. Ömrünün sonuna kadar emperyalizme hizmet eden bir devlet başkanını ABD emperyalizmi neden devirsin ki? Buna cevap verirsen sevinirim. Sonra İslam ülkeleri dediğinde hangi ülkelerden bahsettiğini açık bir şekilde belirtirsen tartışmanın daha da verimli olacağını düşünüyorum. Bu bağlamda isimlendirme yanlış diye düşünüyorum. Bu "islam ülkeleri" dediğin devletleri emek -sermaye açısından nasıl değerlendirdiğini belirtirsen sevinirim. Bence İslam ülkeleri demek tam da şu süreçte ABD stratejistlerinin dilini konuşmak gibi galiba. Bir de "onu, zulmettiği halk cezalandırmalıydı" derken zulmettiği halk kim? Sonra "Ezilen Irak halkının yanında olmalıyız" derken ezilen Irak halkı kimlerden oluşuyor. Yani şimdi sence ezilenler ABD'ye karşı mı yoksa Saddam Hüseyin'e karşı mı mücadele ediyorlar? Ya da ikisine karşı mı mücadele ediyorlar? Ezilenlerin mücadelesinde öncelik sırası kime karşı. İşgalcileri kovmak için geniş bir cephe oluşturmak mı gerekiyor yoksa bu cepheyi oluşturmaya çalışanlara karşı savaşmak mı gerekiyor? Bu cepheyi oluşturmaya çalışanlarla ya da emperyalizmi defetmeye çalışanlarla çatışmak kimin ekmeğine yağ sürer sence? Bol sorulu bir yazı oldu ama bence bu başlıklarda fikirlerimizi beyan edersek, konuyu daha da derinleştirip kafa karışıklığına neden olan sorulara sağlıklı cevaplar bulabiliriz diye düşünüyorum dostum. Görüşürüz kendine iyi bak
Özgür•4.1.2007
Diyalektik düşünmek düşmanımın düşmanı dostumdur demek değildir. Bu olsa olsa makyavelizm olur. Latin Amerika'da ki sol hükümetleri de Saddam'a bağlamakta büyük başarı doğrusu! Bunu hangi marksist terime açıklayacaksınız merak ediyorum doğrusu. Yüzbinlerce insanın katili, emperyalizmin Ortadoğu'daki maşası iki yıl içinde değişip anti-emperyalist oldu öyle mi? Ayrıca kendinizi haklı çıkarmak için Vietnam gibi bir direnişi Saddam gibi bir katille birlikte anmayın. Vietnamı kirletmeyin bari. Saddam'la Hitler'in farkı birincisinin daha az insan öldürmesi midir?
tolhildan•4.1.2007
saddam amerikan işbirlikçisi olmakla kendi sonunu hazırladı. sonuna kadarda emperyalizme hizmet ederek öldü. nasıl mı ortadoguda istenen o savaşın çıkmasını saglayarak bir halka zulm emperyalizme hizmet etmiştir. bu gün onu islam ülklereinin bir çogu kahraman ve şehit ilan etti. emperyalizm bunu kasıtlı yapıyor. onun istedigi sadece karşısında bir düşman yaratıp ürettigi bombaları atacak yer. sadece kendi ekonomik yapısını korumak ve bunun üzerine senaryolar yazıp uygulamak. bakınız arkadaşlar saddam eli kanlı bir diktatördür. binlerce insanın katliamından sorumludur. bence onu zulm ettigi halk cezalandırmalıydı. ama ondan daha beter katil bir ülke cezalandırdı. bizler ezilen ırak halkının yanında olmalıyız. ne saddam ne de onun gibi diktatör ve emperyalizmin uşaklarının yanında olmalıyız.
büyüyoruz•3.1.2007
yurtsever arkadaş salolasın yolumuz işçisınıfının yoludur...
