Ziyaretçi Defteri Arşivi

izmir.-ürün1.2.2007
   İzmir büroyu arayan arkadaşlar. Büroyu hafta sonları açabiliyorduk. Arkadaşlar çalışıyorlar) Daha yoğun açmaya çalışacağız. Büro kapalı olduğunda bizi bula bileceğiniz adres kapıda yazılı .Bize orada sbah 9 akşam 7 ulaşa bilirsiniz. Bekliyoruz. Yoldaşça selamlar
İlerici Genç29.1.2007
SUPHİ NEJAT ÖNCÜMÜZ, YAŞATACAK GÜCÜMÜZ!
brk. arkadaşa cevap25.1.2007
izmir büro pazar günleri açık
Ateşgede24.1.2007
Saddam Hüseyin üzerine yapılan tartışmaları izledim. Birçok doğrunun yanında birçok da yanlış var bence yazılanlarda. İlk olarak emperyalizmle işbirliği yapanlar halklar olarak ifade edilemezler. Türkler, Kürtler, Türkmenler, Araplar değildir emperyalizmin işbirlikçileri. Egemenlerdir. Burjuvazi, kapitalistler ve feodallerdir. Bu hem büyük ve hem de önemli bir yanlıştır. Ezilen, sömürülen halk yığınlarını da emperyalizmle işbirliği yapmakla suçlamış oluyoruz. Saddam Hüseyin Irak'ın ezen, sömüren diktatörüydü. Eğer Irak halkı emperyalizme karşı tam bir bütünlük oluşturamadıysa Saddam Hüseyin'in ve onun başında olduğu Irak egemen kesiminin (Ki bu kesimin merkezinde ailesi, aşireti vardır; dolayısıyla feodal nitelikler taşır.) izlediği politikalardan dolayıdır. 30 yıl dolayında hükümranlık yürüttü. Farklı kökenlerden, inanışlardan Irak halkına karşı yürüttüğü ayırımcılık, baskı, şiddet; işçiler, emekçiler üzerindeki baskı ve sömürü Irak halklarının uluslaşmasını engelledi.Bu tavır bütün egemenlerin ortak politikasıdır. Böl ve yönet. Saddam Hüseyin'in antiemperyalist olduğunu nasıl söyleyebiliriz? Onun kendi bilincinde antiemperyalizm var mıydı? Ölürken dahi? O, emperyalistlerce kendine sunulup da sonra da elinden alınan  iktidarın, hükümranlığın mücadelesini veriyordu. Tabii çevresi, ekibi, yandaşları da. Söz konusu ettiğimiz bir kişi, bir insan olduğunda onun bilincinde olduğu hangi nedenlerle hareket ettiğine bakmak gerekir. Ona kendisinin kendine yüklemediği nitelikleri yüklemek doğru olmayacaktır. Aynı zamanda da sadece bir zaman kesiti ile değil bütün süreci ile birlikte değerlendirmek gerekir. Saddam, hem halkını böldü ve parçaladı. Hem de emperyalistlerle de işbirliği yaparak ilericileri, demokratları, sosyalistleri, komünistleri yoketti. Emperyalizm tarafından iktidara getirildi. Emperyalizmle işbirliği içinde İran'la 10 yıl savaştı. Ancak emperyalizm artık onun iktidarından bir çıkar sağlayamaz olduğunda ve silah tekelleri silah tüketmek için bir düşmana ihtiyaç duyduklarında Irak'la birlikte onu da yıktı ve ortadan kaldırdı. O iktidarda iken Irak halkının ne kadarının, ne kadar yanındaydı? ABD ile savaşırken Irak halkı ne kadarıyla ve ne kadar yanındaydı? Saddam Hüseyin ne zaman dönüşüp antiemperyalist olmuş olabilir? ABD orduları sarayını ele geçirdiğinde mi? Yoksa ABD oyunu ile Kuveyt'e saldırıp da sonrasında oyuna geldiğini anladığında mı? Saddam Amerikan işgaline karşı savaşmıştır bu doğru. Fakat antiemperyalizm yalnızca işgale karşı savaşmak değildir. Bütün bir halkı, ulusu emperyalizme karşı birleştirebilmektir. O kaybettiği egemenliği için savaştı. Irak ulusu için değil. Çünkü iktidar elinde iken  Irak'ın uluslaşmasını hiçbir zaman istemedi ve engelledi. Çünkü uluslaşmanın sonucunda birleşecek işçi, emekçi yığınlar kendini devirebilirdi. ABD'ye karşı mücadelesinin hakkını vermek gerekir. Fazlasını değil. Sosyalist, komünist ve devrimciler tarafından şehit, kahraman olarak nitelenmeyi hak etmedi. İdam edilmesi insanlık dışıdır, cinayettir. ABD emperyalizminin ayrıca bir saldırısıdır. Üstelik bu idamı ABD, Irak'ta işbirliği yaptığı ve yapmayı hedeflediği işgal sonrası bölgesel iktidar sahiplerinin kin ve intikam duygularını tatmin etmek, kendisine karşıtlıkları yumuşatmak için kullanmıştır. Tabii Irak'ın ve Saddam Hüseyin'in geçirdiği süreçten kendi ülkemiz için de sonuçlar çıkarmamız gerekir. Emperyalizm karşıtlığı, yurtseverlik; halkını, ulusunu emperyalistlere ezdirmemek, sömürtmemek için açık askeri saldırıyla, işgalle karşı karşıya kalmadan önce de bunları önlemek üzere birleştirmek, örgütlemek demektir. Emperyalizmle mücadelenin temel gücü örgütlü işçi, emekçi kitlelerdir. İşçi, emekçi yığınların yani halkın ezici çoğunluğunun birliği önündeki engeller ırksal, etnik, dinsel, mezhepsel farklılıklar ve bu farklılıklardan kaynaklanan demokratik haklar tanınarak gönüllü birliktelik temelinde aşılabilir. Ülkemize karşı bugün henüz sıcak savaşa, işgale dönüşmemiş ekonomik, kültürel, politik araçlarla yürütülen bir emperyalist saldırı sürdürülmektedir. Kendilerini farklı olarak niteleyenlerin farklılıklarının yok sayılması ve birliktelik hakkında karar haklarının reddi emperyalistlere savaş ve işgal dahil her türlü saldırı için cesaret vermiştir, verecektir. Saddam Hüseyin'in, kendisinin bile kendisini yüceltmediği derecelere yüceltilerek tanıtılması; ezilen, sömürülen işçi, emekçi kitleler üzerinde, ülkemizde de halen, bugün emperyalistlerle işbirliği yapanlar hakkında yanılsamalara ve onları izlemelerine yol açacaktır. 
tolhildan/ MERHABA CANIM24.1.2007
ben az konuşan çok yorulan biriyimşarabı helvayla içmeyi severimhiç namaz kılmadım şimdiye kadarannemi ve allahı da çok severimannem de allahı çok severbiz bütün aile zaten birazallahı da kedileri de çok severizhayat trajik bir homoseksüeldirbence bütün homoseksüeller adonistir birazçünki bütün sarhoşluklar birazfreüdün alkolsüz sayıklamalarıdırsiz inanmayın bir gün değişir elbetgüneşe ve penise tapan rüzgârın yönüçünki ben okumuştum muydu neydibiryerlerde tanrılara kadın satıldığınıah canım aristophonesbarışı ve eşek arılarını hiç unutmuyorumölümü de bir giz gibi tutuyorum içimdeölümü tanrıya saklıyorumve bir gün hiç anlamıyacaksınızgüneşe ve erkekliğe büyüyen vücudumdüşüvericek ellerinizden ellerinizden vebir gün elbettezeki müreni seviceksiniz(zeki müreni seviniz)
tugce/iste o siir..24.1.2007
Sen ey aşktan hüküm giyen haşarı delikanlı Bir 6 Mayıs sabahı yüreğindeki sevdayı ölümün suratına haykırıp Arkada bir tarih bırakarak çekip giderken sevdalı ölümünü gören bir güvercin çırpındı telaşla çığlık çığlığa çırpınarak ve havalandı Güller kanadıgökyüzüne kan bulaştı, büsbütün kuşlar ağladı "Bir gülün çevresi dikendir, hardır Bülbül gülün elinden ahuzardır Ne de olsa kışın sonu bahardır Bu da gelir, bu da geçer ağlama."..Sen ey aşktan ölüme bir tarih yazarak bir sabah vakti Deniz'e lirik bir şiir gibi asılan haşarı delikanlı sen çırpınırken darağacında gökyüzüne telaşla çırpınan güvercin senin türkünü yaydı kanayarak ne de olsa kışın sonu bahardır o baharın da sahibi vardır o baharda aşkın tarinini yeniden yazacağız !!!biz kuşlara söz verdik haşarı delikanlı. . .      sana söz ki denizim,denizler ölmeyecek!devrim atesi sönmeyecek!son ana kadar onuru koruyanlar yasayacak!kahrolsun fasizm!yasasin mücadelemiz!
tolhildan/tugçe arkadaşa24.1.2007
tugçe arkadaş umarım ne söylediginin farkındadır. benim yazılarımı okumuşsun ama tuhaftır hala ezilen halkın işbirlikçiligi ile iktidarını korumaya çalışanların işbirlikçiligini anlayamamışsın. pkk abd ile isbirligi yapıyorda sanki türkiye küba ile mi işbirligi yapıyor? bir de türkmen ve şiilerden bahsetmişsin halepçe katliamında kürtlerin katledilmesini onlarda izlemişlerdir. bunlar bir tarafa kürtler kadar şii ve türkmenlerde ezilmişlerdir. ama dedigin gibi abd herzaman onların bütünlügünü engellemiştir. onların abd yi seçmeye iten etken neydi peki bence bunun irdelemek lazım. çok basit sınıfsal anlamda bir güç odagı yok. hadi bu da bir kenara bu gün saddam savunucusu olmuş ilerici devrimci sosyalist vb nitelemelerle kendilerini adlandıran insanlar ıraklı ezilmişlerin yanında durmayarak onları emperyalizmin kucagına itmişlerdir. hatırlayalım halepçe katliamında halka somut destek kimden gitti? neticede gelecegim nokta kendi halkımızın bütünlügünü uluslaşma mücadelesi veren halkı suçlayarak degil reel koşulları sadece kapitalizmin degil bizimde oluşturdugumuz gerçekligini algılayarak olacaktır.ırak halkını zor günler bekliyor bizleri neler bekliyor bence onu düşünmeye başla. yurdum ilericileri böyle düşünürken gerçekten bu ülkeyi çok kara günler bekliyor. tehlike büyüktür  evet ama bu gün girmemiştir o tehlike yurd. saddamı savunan biri degilim demişsin ama yazın nerdeyse bütünyle savunma üzerine. bence orada bilinç düzeyi düşükte olsa gerçek halkı savunmanın daha dogru oldugunu düşünüyorum...herkese kolay gelsin arkadaşlar... 
tugceden/tohildan arkadasa23.1.2007
sevgili dostum,Irak’taki Türkmenler, Kürtler ve Şiirler arasında ayrımcılık çıkaran ABD, sürekli Kürtleri kollamış ve devletin başına kadar getirmiştir. Bunlardan da faydalanarak Türkiye’ye bölücü örgütü sokmuştur. Şimdi ise PKK’ya karşı Türkiye ile ittifak yapıyor görünerek başka bir kimliğe bürünme çabası içindedir.Gazetelerde Saddam’ın ölüm haberini alıp ABD Bayraklarıyla sevinen Iraklıların resimleri var.demek istedigim o ki burada emperyalizm isbirlikçisi olan sadece saddam degil.saddam sonunu kendisi getirdi,Iraklilarin bir bölümü ise bu katil ülkenin oyuncagi olarak sonlarini kendileri hazirladi.Saddam, son dönemlerinde ABD emperyalizmin, küresel dünya düzeninin önündeki engellerden biriydi. Ortadan kaldırılması gerekiyordu ve gereken yerine getirildi.hatta CIA ile işbirliği yaptılar diye her iki damadını öldürdü. Emperyalizme kafa tutan kim olursa olsun, bizim gözümüzde bir değerdir. Son dönemdeki Saddam da bunlardan biriydi. ABD Saddam’ı idam ederek dünyaya “benim önümde hiçbir güç duramaz” gibi bir mesaj da verdi.kürtler ise devletleri için en büyük engel olarak gördükleri Saddam ortadan kalktığı için sevinirlerken kendi sonlarını hazırladıklarından habersiz görünüyorlar. Bu olay belki de Kürtler için sonun başlangıcıdır.Tehlike büyüktür ve sınırlarımızdan içeriye girmiş bulunmaktadır dediklerimin yanında şunuda söyleyeyim Ben burada saddamı savunup duran biri gibi gözükmek istemiyorum dostum demek istedigim sey kendi halkimizin bütünlügü ve kardesligi bu olay sonrasinda yavas yavas tehlikeye götürülmek isteniyor ayni zamanda saddam artik yok Ancak Irak halkını çok zor günler bekliyor.Bizim hükümet ise idama karşı olmayıp bu olaya müdahale etmek doğru olmaz bizi ilgilendirmez diyerek bu faturayı yüklü şekilde ödeyeceğe benziyor.  herkese kolay gelsin arkadaşlar...
tolhildan/tugçe arkadaşa23.1.2007
merhaba tugçe arkadaş. benim yazdıklarımı okumuşsundur evet. benim anlatmaya çalıştıklarım abd ya da ortaklarının saddam hüseyini idamlarından kaynaklı sevinç filan degil. sadece onunda işbirlikçilik yaptıgı uluslar arası örgütlenmede yer alanlarının sonu nasıl oluyor. bundan ibarettir. ırak halkı yok demişsin ama yıllardır saddamın zulmüne karşı direnenleri hiçe sayıyorsun. bizler var olan gelişmeler karşı ne kadar duyarlı olduk şimdi ırakta var olan ezilmiş halkları işbirlikçilikle suçlayabiliyoruz? biz saddama karşı olanların yanında ne kadar durduk? bizler sınıfsal bakıştan bahsediyoruz ama savundugumuz sınıfın en büyük düşmanlarından birisini şehit ilan ediyoruz. hangi insani bakış böyle bir olaya yandaş olmayı öngörebilir? saddamın kişiligini irdelemek önemlidir. çünkü saddam kiödir neye hizmet eder biz saddamı mı savunmalıyız yoksa bombaların üzerine düştügü ezilmiş ve sömürülmüş halkı mı? saddam zulmüne karşı ses çıkarmayıpta dışardan nutuk atmak kolay oluyor. onların yaşadıklarını yaşasaydın nasıl hareket ederdin merak ediyorum? saddamdan yana mı olurdun yoksa ona karşı mı olurdun? bak orada yaşayan halkın büyük çogunlugunun yani şii türkmen kürtlerin abd ile işbirligi yapmasının temel nedeni bizleriz. onlar orada yok edilirken bizler bu gün çıkardıgımız gibi ses çıkarmadık. bu yüzden bizler saddam yandaşı degil yanlışta yapsa ezilenden yana tavır alarak ezilene dogruyu göstermeliyiz.kolay gelsin arkadaşlar... 
brk22.1.2007
arkadaşlar izmirdeki dernek ne zamanları açık oluyor bilen var mı
tugceden tohildan arkadasina22.1.2007
sevgili dostum,yazdiklarini okudum fakat saddam hüseyinin idami o emperyalist köpeklere kalmadi,Irak halkinin güvenligini korumaliyiz düsünmeliyiz diyorsun fakat ben ortada bir Irak halki göremiyorum..insanlar saddama sükür ediyorlar! bir islam ülkesi olarak bunu kinamak dogrudur,bayram sabahinda müslüman alemine kasittir bu.insanlarimizin gözüne soka soka büyük bir zevkle izlettirdiler.insanlarin bu iyi oldu,eli kanli bir diktatörün sonu hakettigi gibi oldu demelerini anlayamiyorum!SADDAM IN infazinin bize yarari varmiscasina kisiligini irdelemek bence yanlistir.peki simdi ne oldu?Daha fazla kan ve kargasa.Bu Türkiyeye neler getirecek?Ha diyelimki halki yapti,asil o zaman sonlarini kendileri hazirlayacaklardi.Baslarina gelen kukla hükümetten ve suanda olan katliamdan kendilerini kurtaramayacaklardi.Bu infazin gerceklestirilmesi Uluslararasi Hukuku cignemistir.Zamanin basbakanlarina baktigimizda bu mantikla hepsi asilmali o zaman.Saddam hüseyinin idam edilmesi ne Irakta istikrarin,ne de ORTADOGUDA barisin saglanmasi amacina hizmet etmeyecektir.idamla insa edilen bir demokrasi nasil olacak?ABD ye Dünyanin istedigi yerinde demokrasi insa etme yetkisini ve görevini kim veriyor?!ASIL bu yap1lan nasil bir zulümdürki nasil bir adaletdirki insanlar saddama sükür ediyorlar.amaç hiçbir sekilde adalet degildir ve adaletlice düsünülmemelidir.Dogru ya,,ÖLÜLER KONUSAMAZ,,,, sevgilerle
tolhildan/bektaşi arkadaşa22.1.2007
pardon yine eksik oldu. ezilen halkın işbirlikçiligi ile iktidarını koruyanın işbirlikçiligi farklı şeylerdir bunuda göz ardı etmemek lazım. alternatif oldugu müddetçe ezilen uluslar herzaman haklı olanın yanında tavır alırlar.
« Önceki Sayfa 103 / 136 Sonraki »