İlerici Gençlik Sayı:4

SAVAŞA DOĞRU

“BM uzmanlarından oluşan ilk ekip 4 yıllık bir aradan sonra kimyasal, biyolojik ve nükleer silahların araştırılması için 25 Kasımda Irak’a gitti. IAEA sözcüsü bayan Melissa Fleming yaptığı açıklamada: “Biz her şeyin bu defa iyi gitmesi için buradayız ve Irak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Burada Irak Hükümeti tarafından izleneceğimizin farkındayız, ben aynı zamanda Iraklıları’nda bütün dünyanın (Irak’ı ve bizi) izlediğinin farkında olduklarını düşünüyorum” dedi. Diğer taraftan IAEA başkanı Mohammed El-Baradei yaptığı açıklamada bütün dünyada varolan izlenim doğrultusunda Amerika burada savaş çıkarabilmek için silah denetçilerinin görevlerini yerine getirememesini istemektedir bu yüzden Irak’ın kendilerine yardımcı olması gerektiği konusunda uyardığını belirtti. Mohammed El-Baradei, Mısır devlet başkanı Hüsnü Mübarek ile yaptığı ikili görüşme sonrasında muhabirlere yaptığı açıklamada “savaşın eli kulağında ve kaçınılmaz bir şey olduğuna inanmıyorum. Savaş Irak’taki uzmanların işbirliği ile önlenebilir. Bu bağlamda silah denetçilerinden oluşan Irak’taki uzmanlar, savaşın önüne geçilebilmesi için Irak’ın elinde olan tek şanstır. Eğer Irak yapılacak denetlemenin başarılı bir şekilde sonuçlanmasını garanti etmezse bunun yalnızca kendisi için değil bütün bölge için ciddi sonuçlar doğuracağının farkında olmalıdır.” Dedi.”

F-TİPİ FİLİSTİN

İsrail, 1948 yılında kurulduğundan beri Filistin köy ve kasabalarının bombalanması, buralarda yaşayan Filistinlilerin katledilmesi, Filistin Halkı’nın yaşadığı bölgelerin kontrol altında tutulması adı altında Filistinlilerin toplumsal hayatına nüfuz eden baskı ve sindirmelerin yapılması, “güvenlik” gerekçesiyle Filistinlilerin sokak ortasında vurulması, İsrail’in tam kontrolü altında olan bölgelerde çalışan Filistinlilerin işlerine giderken kontrol noktalarında İsrail polisinin onur kırıcı davranışlarına maruz kalmaları gibi siyasi, ideolojik, psikolojik savaşımı hep uygulaya geldi. İsrail’in bütün bu saldırgan politikalarına karşı Filistin Haltı onurlu bir direnişi 52 yıldır sürdürüyor ve baskılar varolduğu sürece hep varolacağa benziyor. Çünkü tarihin dinamiği baskı altında tutulan, ezilen, köleleştirilen, sömürülen insanların; baskı altına alan , ezen, köleleştiren, sömüren insanlara karşı verdiği savaşımla ilerliyor.

BARBARLARA GEÇİT YOK!

Görünen o ki Irak’ta savaş hızla yaklaşıyor. Dünya medyasına bakılınsa savaş çoktan başladı bile. Şimdi CNN ‘inden BCC’ sine büyük basın kuruluşlarını “uzman” yorumcuları, olası kayıpları hesaplamakla meşgul. Havadan bir saldırı olursa şu kadar Iraklı ölür, kara savaşı çıkarsa Bağdat şöyle yıkılır... Savaşın şeklini ve tarafların stratejilerini kestirmek şimdilik güç. Ancak bilinen bir şey var ki o da: Emperyalizmin çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilecek böylesi bir saldırının insanlık adına ne kadar vahşi ve kanlı geçeceği. Kore’de, Vietnam’da, Latin Amerika’da ve dünyanın geri kalanında ABD’nin başını çektiği emperyalizmin neler yaptığı ortada. EMPERYALİST SAVAŞ TEHDİDİNE KARŞI TEPKİLER ARTIYOR. Şimdi dünyanın dört bir tarafında; Avustralya’dan Kore’ye, Türkiye’den Fransa’ya hatta Amerika’ya kadar pek çok ülkede milyonlar ABD emperyalizminin planlarını bozmak için sokaklarda.

İLERİCİ GENÇLİK'TEN(köşe yazısı)

Geçen sayımızda umudumuzu ve gücümüzü büyültelim dedik. Umudu büyütmek için doğru adım atmak, sağlam adım atmak gerekir. TÜM-İGD gençliğin sosyalist yığın örgütü olma iddiasıyla yola çıkıyor. Bunu başaracağına inanıyor. Bunun ilk adımlarını 1 aralıkta İstanbul ve 22 aralıkta Ankara’da gerçekleştirilen Irakta Savaşa Hayır Mitingleri ile attı. Bugüne kadar gençlik örgütlenmelerinin çoğu öğrenci eksenli oldu. Bugün bile bu anlayış devam etmekte. İşçi ve köylü gençliği yok sayan örgütlenme anlayışları öğrenci eksenli; hatta üniversite dışına çıkamayan bir duruma geldi.

HAVALAR ISINIRKEN

Her ne kadar kış aylarını yaşıyor olsak sıcak rüzgarlar kendini hissettirmeye başladı. Bir yandan Irak’ta savaş ihtimali diğer yandan AKP’ydi, YÖK reformuydu derken ülkenin politik atmosferi bir anda mevsim normallerinin hayli üstüne çıkmış durumda. Bu sıcakların ortasında, 4. sayımızla yine birlikteyiz. Gençliğin kendi gündeminin de öyle pek mevsime uyduğu söylenemez. 6 Kasımda YÖK’e karşı binlerce öğrenci alanlardaydı. Ucunda bir bordum katında çevikten dayak yemek, eylemden bir iki gün öncesinde şüpheli şahıs denilerek gözaltına alınmak ya da okuldan atılmak olsa da öğrenci gençlik kolay lokma olmadığını bir kez daha gösterdi.Geçtiğimiz sayıda da söylemiştik. Irak gözlerimizin önünde bir savaşa sürükleniyor...